Trombosit nedir?

Kemik iliğinin dev hücrelerinden olan megakaryositlerden husule gelen, kanın en küçük hücresi.

Büyüklüğü 1-3 mikron arasında değişir. Mikroskop altında bakıldığında parlak mavi sitoplazmalı görülür. Kanın milimetreküpünde 200.000-400.000 trombosit mevcuttur. Kemik iliğinde megakaryosit olgunlaşınca sitoplazması parçalanır ve trombositler meydana gelir. Trombositler bedendeki kanamanın durmasında çok mühim rol oynayan parçacıklardır.

Damar kesildiği zaman kesilen kısımda trombositler toplanır ve birbirlerine yapışırlar. Kanamayı durduran mühim bir madde olan tromtoplastini de salgılar. Bu madde bir seri kimyevi hadiseyle kan içindeki fibrini kanama yerine çöktürür. Fibrin trombositlerin birbirlerine daha sıkı yapışmalarını sağlar, orada mükemmel bir tamir başlatır.

Trombositlerin büyük kısmının veya tamamının eksikliğinde damarlarda kanamaya meyil artar. Küçük çarpmalarda deriyle iç organların içini örten mukozada peteşi ve ekimoz denilen nokta nokta kızarma ve morarmalar görülür. Trombositin çoğalmasını karaciğer kontrol eder. Görev süresi sona eren trombosit, dalak tarafından parçalanarak ayrıştırılır. Dalağın her hangi bir sebeple zarar görmesi veya alınması durumunda trombosit seviyesinin yükselmesine ve bunun sonucunda da damarlarda ki pıhtılaşma hızlanır.

Dalağın olması gerekenden fazla çalışması da trombositi fazla ayrıştırıp, vücuttaki trombositi olması gerekenden fazla miktarda dışarı atmaktadır. Vücudumuz için hayati öneme sahip olan trombosit, kemik iliğindeki megakoryosit adlı hücreler tarafından üretilirler. İlikte bulunan her bir megakoryosit çok sayıda trombosit üretmektedir. Trombositler renksizdirler ve çekirdekleri de yoktur. Bunun sebebi de kemik iliğinin büyük hücrelerinden kopan parçalardan oluşması olarak gösterilebilir.

Kanayan kanı durdurmasının yanı sıra herhangi bir damarın yaralanması ve zedelenmesi halinde yaralı damarın büzülmesi ve kan akışını yavaşlatma görevi de trombosite aittir. Trombositin çalışma şekline gelince, herhangi bir bölgede yaralanma veya yırtılma olunca trombositler birbirlerine ve yaralı bölgeye yapışırlar ve burada bir duvar örer gibi yaralı bölgeyi kamufle ederler ve kanamayı durdururlar.

Trombositlerin içersinde bulunan, glikoprotein tabakası sağlam damarlara yapışmasını engellerler. Yara alan damar üzerine gelen trombositler, şişerek yırtığı komple kaplarlar. Yapışkan madde salgılayan bu trombositler, diğerlerinin de yapışmasını sağlarlar.

Sözlükte "trombosit" ne demek?

1. Kanda bulunan, çapı 3 mikron büyüklüğünde çekirdeksiz cisimcik.

Son eklenenler

utv
pnf
zoe
ttn

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç